Notre Dame Katedrali

Notre Dame Katedrali

Bu yazımızda Cathédrale Notre Dame de Paris olarak da adlandırılan Notre Dame Katedrali hakkındaki bilgiler vermeye çalıştık. Yapımına 1163 yılında Fransa’nın başkenti Paris’te başlanan yapı, gotik mimarinin en mühim örneklerinden biridir. Ne yazık ki 15 Nisan 2019’da çıkan bir yangın sonucunda Notre Dame Katedrali’nin büyük bir kısmı yıkılmıştır.

Paris’te bulunan en popüler durak noktalarından birisi olan Notre-Dame Katedrali, adeta Fransa için milli bir simge ve gömü haline gelmiştir. Tüm Dünya tarafından en çok rağbet bulan dini mekanlardan biri olma özelliğine sahiptir. Katedral, gerek mimarisi gerekse zamanı ile gelen ziyaretçileri etkilemesi ile bilinmektedir. Paris’te bulunan çoğu mühim mimari yaratı benzer biçimde katedral de Seine Nehri civarına inşa edilmiştir. Turistik özelliklerinin yanı sıra  katedral hala Roma Katolik Katedrali olarak kullanılmakta ve Paris’teki başpiskoposluğa ev sahibi olmaktadır. Bu özellikler ile birlikte katedralde Orta Çağ ve Rönesans dönemlerinden kalma da eserler mevcuttur. Katolik inancının en mühim kalıntılarından olan “Taçların Tacı” ve bir “Kutsal Çivi” de yeniden katedralde sergilenmektedir. Katedral zamanında mühim sayılabilecek bir sürü etkinliğe de ev sahipliği yapmıştır. Bunlara: Jeanne Darc’ın yargılanması, Napolyon’un taç giyme töreni, De Gaulle’ün cenazesi ve 4. Henry’nin düğünü örnek verilebilir.

Katedral var olduğu devre süresince çeşitli zamanlarda çokça zarara uğramıştır. 1548’de isyancı gruplar tarafınca putperest olduğu sebebi öne sürülerek heykeller ve öteki bazı eserler parçalanmış ve yakılmış, 17. Yüzyılda 14. Louis katedrali modernize etme çabasıyla katedralde muhtelif değişimler yapmış ve işlem esnasında kemer ve vitray pencerelere zarar vermiştir. Asıl restorasyon emekleri Eugène Jean-Baptiste-Antoine liderliğinde 1845’te başlamıştır. Bundan sonrasında ise 1991’de ziyan olmuş heykelleri ve yapıları onarmak amacıyla bir restorasyonda bulunulmuştur. Katedral son olarak 15 Nisan 2019 tarihinde yaşanan yangın sebebiyle büyük zarara uğramış, çatısı ve bir kulesi düşmüştür.

Notre Dame Katedrali Nasıl İnşa Edildi?



Notre Dame Katedrali



İlk gotik katedral örneklerinden sayılan katedralin inşasına 12. Yüzyılda yılında başlanmış ve inşaat bütün gotik devre süresince sürmüştür. Yapının inşasının bu kadar uzun sürmesi yapıda çeşitli dönemlerden değişik tarzlardaki mimarilerin görülmesine yol açmıştır ve katedral bundan dolayı özeldir. Bunla birlikte gotik dönemin en muhteşem yapılarından biri de düşünülen katedral mimari açıdan en çok heykelleri, işlemeli camları ve katedralde bulunan gargoyle heykelleriyle dikkat çeker. Katedral ortalama olarak 5500 metrekarelik bir alana sahiptir ve dışarıdan kocaman görünümü ve dış duvarları desteklemesi için konulmuş olan iskeletlerdir. Katedralde tam tamına on tane dev çan bulunmaktadır ve bu çanlar hala kullanılır durumdadır.

Katedral Piskopos Maurice de Sully tarafınca yaptırılmaya başlanmıştır. Efsaneye bakılırsa Sully 1160 yılında Avrupa’nın krallarının bölge kilisesi olan Paris katedralini yıktırdıktan sonrasında Notre-Dame’ı rüyasında görmüş ve orijinalinin haricinde bir imaj oluşturmuştur. Kilisenin yapımı için birçok ev yıkılmış ve malzemeler için de Sully tarafından yeni bir yol açtırılmıştır. 1163’te 7. Louis periyodu içinde katedralin yapımına başlanmıştır. Piskopos Sully rüyasında görmüş olduğu bu katedrale hem parasının aynı zamanda ömrünün büyük bir kısmını vakfetmiştir. Iki kulesinin ve batı cephesinin yapımı sahın tamamlanmadan önce, yaklaşık 1200’lü yıllarda başlamıştır. Kulelerin yapımı 1245’e ve katedralin tamamlanması ise 1345 yılına kadar uzanmaktadır.

Katedral için pek fazlaca org denenmiş ancak hiçbiri katedralin haiz olduğu özgün yapıya müsait kabul edilmemiştir. Kiliseye yerleştirilen ilk org 1700’lü yıllarda Cliquot tarafından inşa edilmiştir. İlk orgdan bir bölümü bugüne dek dayanmış olsa bile katedralin orgu 19. Yüzyılda Aristide Cavaille-Coll tarafınca nerede ise tamamen yenilenmiştir. Notre-Dame’ın piyanisti ne katedralin ne de orgun en büyüğü olmamasına rağmen en iyisi kabul edilmiştir. Bu unvan bilhassa 18. Yüzyılda oldukça rağbet görmüş, hatta 4 değişik piyaniste bu unvan verilerek her birinin üç ay çalmasında kanaat getirilmiştir. Tarihe nazaran en iyi Notre-Dame piyanisti ise Louis Vierne olarak görülmektedir.

Notre Dame Katedrali Özellikleri



Notre Dame Katedrali



Notre Dame’ın en ünlü bölümü batı cephesidir ve eser çoğunlukla bu cephede barındırdığı güzelliklerle anılmaktadır. Batı cephesinin merkezinde batı gül penceresi mevcuttur ve tüm cephe bu pencerenin çevresinde şekillenir. Gül pencereleri gotik eserlerde çoğu kez kullanılan, çoğunlukla kilisenin ön cephesine yerleştirilen yuvarlak pencerelerdir. Pencereler renkli camlar, desenler, oymalar ve çerçevelerle süslenmişlerdir. Bu pencereden katedralin güneyde bir adet daha bulunmaktadır ve onda da Yeni Ahit’te bahsedilen “İsa’nın Zaferi” hikayesinden bahsedilir. Bu pencerenin içerisinde çocuk heykelleri ve  bir Meryem Ana heykeli yer almaktadır. Batı cephesi değişik anlamlara gelen eserelerin bulunmuş olduğu 5 adet farklı parçadan oluşur. Bunlar: Batı gül penceresi, krallar galerisi , 3 taç kapısı , güney kule ve büyük galeri.

Gül penceresinin altında üç muhteşem taç kapısı bulunmaktadır. Taç kapılar Meryem Ana (Meryem Ana Kapısı), tekrar tahta oturmuş olan İsa’nın on bakire de dahil olmak üzere ölüleri ve yaşayanları yargılaması (Son Yargılama Kapısı) ve Meryem Ana’nın annesi Azize Anne (Azize Anne Kapısı) ile alakalı çeşitli hikayelerle donatılmıştır. Bu taç kapıların üzerinde ise Yahudi krallarının 28 tane heykeli bulunur. Bu bölüme o yüzden “Krallar Galerisi” de denir. Bu bölüm katedralin 1800’lü yıllardaki restorasyonu sürecince baş mimar Viollet le-Duc tarafından tasarlanıp eklenmiştir.

Diğer mühim parçalardan biri güney kuledir. Güney kule içinde katedralin en ünlü çanı Emmanuel’i barındırır. Emmanuel Notre-Dame’ın bilinen en eski çanıdır ve 1680’li yıllarda yapılmıştır. Fransız devrimi esnasında top yapımı için eritilmesi düşünülmüş ancak onun yerine kardeşi sayılabilecek öteki çan Marie kullanılmıştır. Hatta bir rivayete nazaran çan dökülürken şehiredeki bazı kadınlar erimiş metalin içerisine kendi mücevherlerinin atmışlardır ve çana özgün rengini kazandıran budur. İki kulenin ortasında Büyük Galeri veya Galerie des Chimères bulunur. Notre-Dame’ın wen mühim simgelerinden olan gargoyleler burada sıraya dizilmiş halde bulunurlar.

Yorumlar

Popüler Yayınlar